TEMPLE GRANDIN
RESİMLERLE DÜŞÜNME VE OTİZMLİ HAYATIMDAN DİĞER HABERLER KİTABINDAN
ALINTILAR
Temple Grandin kimdir?
Hayvan bilimi üzerine Illinois Üniversitesi’nden
doktorası olan ve Amerika'daki hayvan çiftlikleri idare tesislerinin
üçte birini ve diğer bazı ülkelerde yine bu tarz tesisleri
tasarlayan kişidir. Şu anda kendisi, Colorado Eyalet Üniversitesi
hayvan bilimlerinde profesör asistanlığı yapmakta ve sıklıkla
Amerika'nın dört bir yanındaki otizm toplantılarına konuşmacı
olarak katılmaktadır. Şu anda Fort Collins, Colorado'da yaşamaktadır.
Başlamadan önce, kitabın en başında editörüne
teşekkür ederken Temple Grandin 'sabırlı olup bana düşüncelerimi
organize etmekte yardımcı olduğu için...' diyor ve ekliyor
'Sıralama ve organizasyon düşünceleri için resimler olan bir
görsel düşünen için çok zor bir şey !'.
RESİMLERLE DÜŞÜNME
Otizm ve Görsel Düşünme
Ben resimlerle düşünüyorum. Kelimeler bana
ikinci bir dil gibi. Hem sözlü hem yazılı dili, tam renkli
ve sesli filmlere çeviriyorum ve onları kafamda bir VCR kaset
varmış gibi oynatıyorum. Biri benimle konuştuğu anda kelimelerini
resme çeviriyorum. Dil bazlı düşünen kişiler çoğunlukla bunu
anlamakta zorlanıyorlar ama benim işim yani çiftlik hayvanları
endüstrisi için gereçler tasarlayan biri için görsel düşünce
çok büyük bir avantaj.
Görsel düşünce, hayalimde komple sistemler
inşa etmemi sağladı. Kariyer yaşantım boyunca her türlü gereç
tasarladım. Bunlar, hayvan çiftliklerinde sığırları idare
ağıllarından sığırları ve büyük domuzları veteriner işlemlerini
ve kesimlerini idare sistemlerine kadar... Birçok bilinen
hayvan çiftliği şirketleriyle çalıştım. Aslında, Amerika'daki
sığırlar ve domuzların üçte biri benim tasarladığım gereçlerle
idare ediliyorlar. Çalışmış olduğum insanların bazıları sistemlerinin
otizmli biri tarafından tasarlandığını bilmiyorlar. Görsel
olarak düşünme yeteneğimi çok değerli buluyorum ve hiçbir
zaman kaybetmek istemem.
Otizmde çözülemeyen sırlardan en önemli bir
tanesi de otizmli kişilerin görsel uzaysal (spatial) becerilerdeki
ayırt edici yeteneklerinin yanında sözel becerilerdeki zayıf
performanslarıdır. Ben, çocuk ve ergen olduğum dönemde, herkesin
resimlerle düşündüğünü düşünürdüm. Benim düşünme şeklimin
farklı olduğu hakkında hiç fikrim yoktu. Aslında, farkların
tüm boyutunu da çok yakın zamana kadar fark edebilmiş değildim.
Toplantılarda ve işte, diğer insanlara hafızalarındaki bilgiye
nasıl ulaştıkları hakkında detaylı sorular sormaya başladım.
Onların cevaplarından benim hayalimde canlandırma (visualization)
becerilerimin diğer insanlarınkini çok aştığını öğrendim.
Hayalimde canlandırma becerilerimin çalıştığım
hayvanları anlamama yardımcı olması açısından bir artı olarak
sayıyorum. Kariyer hayatımın başında, hayvanlar veteriner
tedavisi için kesim koridoruna giderken onların görüş açısını
vermesine yardımcı olması için onları kameraya çekiyordum.
Diz çöküp kesim koridorunun içinden öküzün göz seviyesinde
resimler çekerdim. Resimleri kullanarak sığırları nelerin
korkuttuğunu ortaya çıkarabiliyordum, mesela gölgeler ve parlak
güneş ışığı spotları... O zamanlarda siyah beyaz film kullanırdım
çünkü yirmi sene önce bilim adamları sığırların renk vizyonu
olmadığını düşünüyorlardı. Bugün araştırmalar sığırların renkleri
görebildiklerini gösteriyor ama o resimler bana dünyayı sığırların
bakış açısından görme imkânını sağladı. Bana hayvanların bir
koridora girmeyi reddederken neden diğerine girmeyi kabul
ettiklerini anlamamı sağladı.
Çözdüğüm her tasarım problemi, hayalimde
canlandırma ve dünyayı resimlerle görme yeteneğimle başladı.
Daha çocukken yeni çeşit uçurtmalar ve model uçaklarla deneyler
yaparken bir şeyler tasarlamaya başladım. İlkokuldayken kırık
tahta uçaktan helikopter yapmıştım. 30 yıl sonra bu tarz tasarım
ticari uçaklarda görülmeye başlandı.
Bugünlerde herkes, kullanıcının özel gözlükler
giyip tamamıyla bir video oyun aksiyonunun içinde olabildiği
yeni hayali gerçekçi bilgisayar sistemleri için çok heyecanlılar.
Benim için bu sistemler çok basit çizgi filmler gibi. Benim
hayal gücüm, Jurassic Park'taki yaşayan dinozorları yaratan
bilgisayar grafik programları gibi çalışıyor. Hayalimde bir
gereç simulasyonu yaparken veya bir mühendislik programı üzerine
çalışırken bu benim için zihnimde bir kaset izlemek gibi.
Onu her açıdan görebilir, kendimi gerecin üstüne ya da altına
yerleştirebilir ve aynı zamanda dönebilirim. Bunun için üç
boyutlu tasarım simulasyonları üreten fantezi bir grafik programına
ihtiyacım yok. Kafamda çok daha iyi ve hızlı yapabiliyorum.
Hayalimdeki video kütüphanesindeki birçok
küçük imgeyi alarak ve birleştirerek sürekli yeni imgeler
yaratıyorum. Çalıştığım her parçanın (çelik kapılar, çitler,
kapı mandalları, beton duvarlar ve diğerleri...) kafamda video
görüntüleri var. Yeni tasarımlar yaratmak için hafızamdan
küçük küçük parçalar alıyorum ve onları yeni bir bütüne birleştiriyorum.
Tasarım kabiliyetim kütüphaneme daha çok görsel imge ekledikçe
gelişmeye devam ediyor. Ya gerçek deneyimlerimden ya da yazılı
bilgilerin resimlere çevirisinden video gibi imgeler ekliyorum.
Otizmli bir kişi olarak, çoğu insanın farkında
olmadan özümsediği bir bilgiyi doğal olarak öğrenmiş olmuyorum.
Yerine, bilgileri kafamda sanki bilgiler bir CD-ROM disketindeymiş
gibi saklıyorum. Öğrendiğim bir şeyi anımsadığımda, hayalimde
videoyu yeniden oynatıyorum. Hafızamdaki videolar her zaman
spesifik, mesela, Mc Elhaney sığır şirketindeki veteriner
kesim koridorundaki sığır idareyi hatırlıyorum. Hayvanların
o spesifik durumda nasıl davrandığını ve kesim koridorunun
ve diğer gereçlerin nasıl yapıldığını çok net bir bir biçimde
hatırlıyorum. Her ayrı durumdaki çelik çitlerin ve boru sırıklarının
tam inşası da benim görsel hafızamın bir parçası. Bu imgeleri
defalarca kafamdan geçirip çalışarak tasarım problemlerini
çözebilirim.
Eğer aklımın dağılmasına izin verirsem,
video bir çeşit serbest bir ilişkilendirmeye geçerek çit inşa
etmekten kazıkların kesildiğini, Yaşlı John'ı, kaynakçı ve
kapılar yapılmasını gördüğüm özel bir kaynakçı dükkânına gidiyor.
Eğer Yaşlı John'ın kapıya kaynak yapmasını düşünmeye devam
edersem video imgesi bir anda çalışmış olduğum birçok farklı
projede inşa edilen kapılardan kısa sahneler olarak değişiyor.
Her video hafızası bu ilişkilendirme/çağrışım (association)
şeklinde bir diğerini başlatarak hayal gücüm tasarım probleminden
çok uzakta geziniyor olabilir. Bir sonraki imge Yaşlı John
ve inşa ekibinin savaş hikâyelerini dinlerken iyi vakit geçirme
ve onların hikâyelerindeki diğer ayrıntıları dinlemek olabilir.
Bu çağrışım/ilişkilendirme kafamın nasıl
dağılıp başka konular etrafında gezindiğine iyi bir örnek.
Daha ağır derecede otizmi olan insanlar sonsuz çağrışımları
durdurmakta zorlanıyorlar. Ben bu çağrışımları durdurabiliyor
ve aklımı geri işe koyabiliyorum.
İyi konuşması olan ve düşünme süreçlerini
açıkça ifade edebilen yetişkinlerle yapılan görüşmeler bu
kişilerin de çoğunluğunun görsel imgelerle düşündüğünü ortaya
çıkarmıştır. Daha ağır olarak etkilenmiş, konuşan ama nasıl
düşündüklerini açıklayamayan insanlar oldukça çağrışımsal
bir düşünce şekline sahiptirler. Charles Hart, 'Without Reason'
(Nedensiz) kitabının yazarı, otizmli oğlu ve kardeşi hakkında
olan kitabında oğlunun düşünüşünü bir cümlede özetler. 'Ted'in
düşünce süreçleri mantıksal değil, çağrışımsal'. Bu Ted'in
şu cümlesini açıklıyor ' Uçaklardan korkmuyorum ondan o kadar
yüksek uçuyorlar'. Onun aklında uçaklar yüksek uçuyor çünkü
o onlardan korkmuyor. Ted, uçaklar yüksek uçar ve kendisinin
yükseklikten korkmadığı gibi iki farklı bilgiyi birleştiriyor.
Görsel düşünmenin bilgileri işlemlendirmede
birincil bir metod olarak kullanılmasını gösteren bir başka
örnek ise otizmli kişilerin yap-boz bilmeceleri çözmede, bir
şehir etrafında yönlerini bulmada ve bir anda aşırı miktar
bilgileri ezberlemekte gösterdikleri olağanüstü yetenektir.
Benim düşünce şekillerim de A. R. Luria'nın 'The Mind of the
Mnemonist'de anlatılanlara benziyor. Bu kitap gazete muhabiri
olarak çalışan ve şaşırtıcı derecede hafıza sergileyen bir
adamı anlatır. Benim gibi bu adamın da duyduğu ya da okuduğu
her şey için bir görsel imgesi vardır. Kitabın yazarı Luria
onun için diyor ki 'Bir kelimeyi duyduğu ya da okuduğu anda
o kelime görsel imgesiyle birlikte o kelimenin onun için ifade
ettiği bir objeye dönüşüyordu'.
* Grandin, T.; Thinking in Pictures and Other Reports from
My Life with Autism, Vintage Books, a division of Random House,
Inc., New York, 1995, sf. 19-26
Metni tercüme Eden: Özel Eğt. Uzm. Hande Kendir
|